Köşe Yazıları

Bir çocuk, testte yaptığı netlerin toplamı değildir!

Aile hayatının eğitimdeki yeri tartışılamaz. İstisnaları olmakla birlikte, her çocuk ailesini yansıtır. Öyle ki çocuk ailesinin aynasıdır.

Aile  hayatlarında dalgalanmalar olabilir  ve çocuklar bundan etkilenebilir. Öğretmenleri olarak biz bu küçük ayrıntıyı gözden kaçırdığımızda gelecekte öğrencilerimiz tarafından güzel hatırlanmayabiliriz.

Bir arkadaşımın anlattığı olay beni çok etkilemiş ve düşündürmüştür. Birkaç arkadaşımla İlkokul öğretmenleri üzerine yaptığımız bir sohbet sırasında kendisi ilkokul öğretmenine kırgın  olduğunu söyledi. İlkokul yıllarında başarılı bir öğrenciyken annesinin ağır bir hastalığa yakalandığını, annesine üzülmesinin yanında evde de çok bakımsız kaldıklarını ve bunun sonucunda derslerinin de çok düştüğünü söyledi. Devamını onun cümleleriyle yazıyorum : “Öğretmenim testlerde az yapan öğrencileri tahtaya kaldırıp kızardı. Bana ayrıca senden hiç beklemezdim derdi. O zaman çok utanırdım. Bir kez bile neden böyle oldu diye sormadı ve bana kızmaya devam etti. Annem çok ilgili bir veliydi sürekli okula gelir giderdi ama artık gelemiyordu bu durum bile onun fark etmesini sağlamadı. Bana sorabilirdi hatta velime de arayıp bir kere olsun sorabilirdi. Belki o zaman gerçekten benimle ilgilenmiş olurdu. Ama o benimle değil sadece testlerde yaptığım soru sayısıyla ilgilendi ve ona göre değerlendirme yaptı. Bu yüzden O’na çok kırgınım.”

Bir çocuk testlerde yaptığı soruların toplamı kadar mıdır gerçekten?

Sınıfımda Barış adında bir öğrencim vardı. En parlak öğrencilerimdendİ. Dersteki başarısı düştü ve davranışları değişmeye başladı. Birkaç kere kendisiyle daha çok gayret etmesi konusunda konuştum. Ama bir sonuç elde edemedim. Ailesini aradığımda babasının ağaçtan düşerek belini kırdığını, uzun süre ayağa kalkamayacak ve çalışamayacak olduğunu söyledi. Bu durumun hepsini çok üzdüğü belliydi. Evdeki sağlık sorunları, maddi sıkıntılar, babanın durumuna üzülmesi… çocuk da o ailenin bir parçası ve tabi ki ailedeki olaylardan etkileniyor. Barışı’ın başarısı düştü diye ona kızsam ve  rencide etsem onu değiştirebilir miyim?

Çevremizde Barış gibi çocuklar oldu ve her zaman da olacak. Bir çok çocuk ailesinde olan çeşitli sıkıntılarla baş etmeye çalışmaya devam edecek. Belki zaman zaman da bu sıkıntıların altında ezildiğini hissedecek. Okul başarıları düşecek, davranışları değişecek… Biz bu değişimlerin nedenini hiç düşünmeden, araştırmadan direkt olarak çocuğu yargılarsak ne kadar doğru yapmış oluruz?

Evde mutsuz olan bir çocuğu okulda da mutsuzluğa mahkum edince alacağımız tek sonuç, sıkıntıların içinde boğulan ve yaralanan bir çocuk kalbi olacaktır. Barış ileride derslerini toparlayabilir hatta iyi bir meslek sahibi de olabilir. Ama onu anlamayan, ilgilenmeyi sadece test netlerini takip etmek sanan bir öğretmene sahip olursa  okul günleri ve öğretmeni aklına geldiğinde tek hissedeceği duygu kırgınlık olacaktır.

Biz makine veya robot değil insan yetiştirmeye çalışıyoruz. Karşımızdaki insanın yaşadıklarını, duygularını göz ardı ederek, beklenilen performansı veremediğinde onu yaralayarak bir yere varamayız. Karşımızdaki insanı sadece testteki netlere göre değerlendirip, başaramadığında onu dışlayarak da ona yardımcı olamayız.

Çünkü bir çocuk, testte yaptığı netlerin toplamı değildir.

Bize düşen empatiyle yaklaşmak, anlayışla çocuğa yardımcı olmaya çalışmaktır. Belki biraz daha üstüne düşerek, belki yanında olduğumuzu onu önemsediğimizi hissettirerek, belki biraz daha yorularak…

Bazen hayatta olumsuz etkilendiğimiz olaylar olur ve o zamanlarda yanınızda doğru kişilerin olmasını dileriz. Doğru insan olmak ve doğru insanlarla karşılaşmamız dileğiyle…

Kübra KINALI MERT

Sınıf Öğretmeni

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu