ÇOCUĞUM ÖDEVİNİ NEDEN YAPMIYOR?

Ödevini yaptın mı?

Bak seni babana söylerim!

Bugün hiç kitap okumadın!

Seni öğretmenine söyleyeceğim!

Ödevini yapmazsan seni dışarı çıkarmam!

Ödev yoksa tablet de yok!

Ne kadar da çok seviyorsunuz çocukları tehdit etmeyi !!!

 

Bu tavırlarla çocuğu kendinizden uzaklaştırdığınızın farkında mısınız?

Ödevleri çocuğunuzun kendisinden daha mı önemli sizin için?

Gerçekten çocuğunuzu önemsiyor musunuz?

Peki bunca baskıya rağmen çocuk ödevini neden yapmıyor?

 

Bu yazımda çocuğun neden ödevlerini yapmadığını ve evde çalışma alışkanlığını nasıl kazanacağını tecrübelerimden hareketle anlatacağım.

İlk olarak üzerinde durmamız gereken konu, çocuğun ödevini yapmaması değil ödevini neden yapmadığıdır. Ödevin yapılmaması bizim için sorunsa eğer, sorunu iyi analiz edersek doğru çözüm yolunu bulabiliriz.

Çocuğun ödevini yapmamasının birden fazla nedeni olabilir.

Düşünüldüğünün aksine, internet veya televizyon bağımlılığı değildir çocuğu ev ödevlerinden alıkoyan. İnternet günümüzün vazgeçilmez gerçeğidir. Bu gerçekten çocuğu ne kadar uzaklaştırmaya çalışsak da başarılı olmamız mümkün değildir. İnternetten uzaklaşması için sergileyeceğimiz her tavır çocuktaki merak duygusu ve interneti kullanma isteğini artıracaktır. İnterneti ve teknolojiyi doğru kullanmayı da öğretmemiz gerektiğini hiçbir zaman göz ardı etmemeliyiz. Aileler olarak teknolojiyi doğru kullanmayı öğretmek yerine yasaklama yolunu seçmek oldukça tehlikelidir. Çocuk gizli saklı kullanma eğiliminde olacak veya akranlarından yanlış öğrenmeler edinecektir. Bizim kontrolümüzde, güvenli internet ve kısıtlı modlarda internet kullanımına izin vermek teknolojinin çocuktaki çekiciliğini de azaltacaktır.

Çocuğun ödev yapma alışkanlığı üzerindeki faktörlere göz atalım.

Okula Başlama: İlkokula başlayan her çocuğun anasınıfı eğitimini almış, fiziksel ve bilişsel olarak hazır olmasını isteriz. Ancak veliler çocuğunun bir an önce okula başlamasını istemektedir. Okula erken başlayan çocuklar, özellikle fiziksel olarak hazır değildirler. Kas gelişimini yeterince tamamlamadıklarından dolayı sınıf arkadaşlarından geri kalırlar. Bu durum çocuğun yazı çalışmalarında çabuk yorulmasına ve sınıf arkadaşlarından geri kalmasına neden olur. Geri kalmaya başlayan çocuk git gide derslerden uzaklaşmaya ve okuldan soğumaya başlar. Halbuki okula ne kadar istekli başlamıştı değil mi?

Çalışma Zamanı: Yetişkin insanlarda olduğu gibi çocuklarda da çalışma zamanı önemlidir. Ailelerin en fazla yaptığı yanlış okuldan gider gitmez çocuğun karnını doyurup ödevini yapmaya zorlamaktır. Halbuki gününü fiziksel ve zihinsel aktivite ile geçirmiş olan çocuğun öncelikle dinlenmeye ve rahatlamaya ihtiyacı vardır.  Aileler bunu ne kadar dikkate alıyor peki?

Ödevin İçeriği: Öğrenci eline ödev kağıdını hevesle alır. Yapmaya başlar. Birinci etkinlik tamam, ikincisi olmadı anne yardım et. Üçüncüyü hiç anlamadım baba sen yap. Derken çocuğun yok denecek kadar az katkısı ile tamamlanmış bir ödev. Bir gün böyle iki gün böyle derken bir süre sonra iyiden isteğini kaybeder.  Çocuğa ödev olarak verilen çalışmayı kendi başına yapabilmesi gerekir. Kendisi yapamıyorsa seviyesine uygun değildir.

İhtiyaçlar: Çocukların birey olduğu, kendine has istekleri ve ihtiyaçları olduğu gerçeği çoğu zaman göz ardı edilmektedir. Çocuğun üç temel ihtiyacı aileler tarafından her zaman karşılanmaya çalışılmalıdır. Fiziksel ihtiyaçları (beslenme, barınma vs.), duygusal ihtiyaçları (sevgi, saygı ve hoşgörü) ve sosyal ihtiyaçları (çevreyle etkileşim kurma) karşılanan çocuk için başarının önünde çok fazla engel kalmaz.

Aileler ne yapmalı?

Son yıllarda çocuklarının prens veya prensesler olduğunu düşünen ve o şekilde yetiştirmeye çalışan aileler olduğunu hayretler içerisinde izliyorum. Bu konuda da ilerleyen günlerde bir yazı hazırlayacağım. Bunu bir kenara bırakarak ailelerin çocukları için yapması gerekenleri maddeler halinde açıklayacağım.

  • Tanı

Çocuğunuzu iyi tanımalısınız. Yukarıda bahsettiğim faktörlerden eğitime başlama zamanı bu hususta çok önemlidir.  Çocuk eğer yaşından erken okula başlamışsa, mutlaka düzenli spor ve egzersiz yapmasını sağlamak gerekir. Özellikle kol ve parmak kaslarını güçlendirecek egzersizler sayesinde çocuğun gelişiminden kaynaklı problemlerin rahatlıkla aşıldığını göreceksiniz.

Çocuğun kimlerle arkadaşlık ettiği, yapmaktan hoşlandıkları, onu mutsuz eden şeyler, ilgisini çeken nesneler, beslenme tarzı, tercihleri vs. birçok konuda çocuğunuzu iyi tanımalısınız. Bu konuda öğretmen ile sık sık görüşmeler yapılarak çocuk hakkında bilgi alışverişi yapmak ve ortak hareket etmek etkili bir yöntemdir.

  • Kabul et

Çocuğunuz ailenizin bir parçasıdır ve tüm hayatınız onla birlikte şekillenmektedir. Gelişim geriliği, zihinsel yetersizliği, fiziksel yetersizliği, öğrenme bozukluğu veya size göre eksik olduğunu düşündüğünüz başka özellikleri olabilir. Öğrenme faaliyetlerinde veya diğer alanlarda herhangi bir başarı göstermiyor da olabilir. Bunların hiçbirisi çocuğunuz olduğu gerçeğini değiştirmez bu sebeple onu zorlamayı bırakıp olduğu gibi kabul edin.

  • İhtiyaçlarını karşıla

Karnını doyurdum, dokuzda yatağına yatırdım. Tüm araç gere, eşya vs. ne isterse aldım, daha ne yapayım diye düşünen bilinçli olduğunu düşünen son derece bilinçsiz velilerle sıklıkla karşılaşıyoruz. Fiziksel ihtiyaçlardan daha önemlisinin duygusal ihtiyaçlar olduğunu niye göz ardı ediyorsunuz? Çocuk birey olarak değer görmek ve değerli olduğunu hissetmek ihtiyacı içerisindedir. Ona olan sevginizi birlikte zaman geçirerek gösterin. Birlikte oyun oynayın, birlikte zaman geçirin. Sohbet edin. Zamanınızı onun için ayırdığınızı görsün. Söylediklerini dinleyin, geçiştirmeyin. Çocuğun kurduğu cümleler iç dünyası hakkında ipuçları verecektir. Çocuğunuzun duygusal boşluğunu siz tamamlamazsanız başkasının sizin yerinize bu görevi üstleneceğini, çocuğun güvenini kazanıp onu yanlışa sürükleyebileceğini bilmenizi isterim.

  • Çalışma zamanı

Çocuk için uygun çalışma zamanının keşfedilmesi gerekir. Okuldan sonra dinlenmesi ve rahatlamasını sağlayacak zaman bırakılmalı, bu süre içerisinde internet veya televizyon kullanmasına müsaade edilmelidir. Ödevini ne zaman yapmak istediği konusunda çocuk ile konuşulmalı ve çalışma zamanları birlikte kararlaştırılmalıdır. Eğer çocuğa bunu ciddi bir şekilde sorarsanız ve birlikte kararlaştırırsanız çocuk kendi belirlediği zaman aralığında çalışmaya daha istekli olacaktır.

  • Ödevin içeriği

Ödevin içeriği konusu aile veya çocuk ile ilgili bir husus değildir. Ödev çalışmasını veren öğretmendir. İlkokul ilk yıllarda çocuklar somut dönemde oldukları için yazılı kağıtlar yerine ürün oluşturabileceği materyaller oluşturması ödev olarak verilmelidir. Örnek ile açıklayacak olursam; birden yirmiye kadar sayıları öğretmeye çalıştığımız birinci sınıf öğrencisine sayıları defalarca defterine yazmak yerine her sayı kadar nesneyi çizmek daha ilgi çekici olacaktır. Ya da geometrik cisimleri öğrenmesini istediğimiz öğrenciye boyama sayfası vermek yerine çevresinden cisim örnekleri toplaması veya geometrik cisimlere benzer nesneleri çizmesini istemek daha ilgi çekici olmaz mı?

Öğrenci ödev çalışmasında kendisinden isteneni hala yapamıyorsa öğrenme eksiklikleri var demektir. İşte o zaman öğretmeni ile görüşerek çocuğun eksik öğrenmeleri belirlenerek eksikliklerini tamamlama çalışmaları yapılmalıdır.

  • Kıyaslama-Yargılama

Çocuğun motivasyonunu düşüren en önemli sebeplerden başında; kıyaslama, yargılama, yarıştırma, zorlama davranışları gelmektedir. Çocuk her ne kadar sosyal çevresi ile birlikte büyüse de onlardan bağımsız olduğunu bilmek ister.  Çalışma motivasyonunu artırmak için yapılan tüm bu olumsuz davranışlar çocuğun iç dünyasında ağır tahribatlar oluşturmaktadır. Aileler ve öğretmenler bu husustan özellikle kaçınmalıdır.

Bu yöntemlerin hepsini denedim, çocuğum yine de ödevini yapmıyor ve öğrenemiyor!

Endişelenmeye gerek yok!

Çocuğun özel eğitim ihtiyacı olabilir. Bu durumda öğretmeni, rehberlik servisi ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi ile görüşmeler yapılarak çocuğun durumu hakkında rapor istenebilir.

Özel öğrenme güçlüğü veya özel eğitim ihtiyacı varsa, özel eğitimden yararlanması sağlanmalıdır.

Yazımda oldukça geniş olan bir konuyu özetle anlatmaya çalıştım. Detaylı olarak destek almak isteyen öğretmen veya aileler muhammetinpostasi@gmail.com eposta adresimden bana ulaştığı takdirde kendilerine yardımcı olmaya çalışırım.

Çocukların duyguları, matematik problemlerinden daha önemlidir. Önce çocukların duygularını iyi edelim, dersleri zaten iyi olacaktır.

 

Muhammet YILMAZ

SINIF ÖĞRETMENİ

Paylaş
Etiket(ler): , , , , , .Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir