Köşe Yazıları

DEĞİŞİME NEREDEN BAŞLANMALI

DEĞİŞİME NEREDEN BAŞLANMALI?

 

Yazıma Hindistan bağımsızlık hareketinin siyasi ve ruhani lideri Gandhi’nin”Dünyayı değiştirmek istiyorsan, ilk önce kendinden başlamalısın” sözünü hatırlatarak giriş yapmak istiyorum.

Öğretmenin iddiası, dünyayı değiştirmek olmalıdır.

Çünkü öğretmenin elinde hiçbir meslek grubunda bulunmayan bir hammadde vardır. O hammadde insandır.

Öğretmenler üstün gayret göstererek dünyaya iyiliğin ve güzelliğin hakim olmasını sağlayabilir ya da görevini ihmal ederek tam tersine sebep olabilirler. Bundan dolayı öğretmenin üzerinde önemli sorumluluklar bulunmaktadır. Öğretmen bunun bilincinde olmalı ve geleceğin dünyasında var olacak nesilleri yetiştirmek için kendini sürekli geliştirilmelidir.

Öğretmenlik; alan bilgisi, mesleki yeterlilik ve iyi derecede genel kültüre sahip olmayı gerektiren bir uzmanlık mesleğidir.

Peki bu nasıl sağlanacak?

Öğretmen; sürekli gelişen ve kendini yenileyen, dünyadaki güncellenen öğretim stratejilerini-tekniklerini ve teknolojik yenilikleri takip edebilen kişi olmalıdır. Lisans eğitimi ile yetinmeyip meslek içi eğitimlere katılmalı, kurs, seminer, kongre, sempozyum ve çalıştaylara katılarak bilgilerini güncellenmeli ve öğrenme ortamlarına transfer edebilmelidir.

Toplumun eğitim seviyesi her geçen yıl artmaktadır. Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiyor olmamızdan kaynaklı köyden kente göçün artması, Zorunlu eğitim süresinin ve üniversite sayısının artması bunun önemli destekçileridir.

Öğretmen kendi eğitim seviyesini artırarak toplumun genelinin sahip olduğundan bir üst seviyede eğitime sahip olmalıdır. Bundan dolayı öğretmenlerin lisans üstü eğitime önem vermesi ve hızla lisans üstü eğitimlerini tamamlaması gerekmektedir. Bu öğretmenin giderek aşağılara inen toplumsal statüsünü tekrar kazanması için de gereklidir.

Günümüzde ülkemizin önemli problemlerinden biride işsizliktir.

Geçmişte işsizlik problemi çok fazla yaşanmazdı. Çocuklar ya babalarının işleriyle meşgul olurlar ya da öğrenimlerine devam ederlerdi. Her iki tercih durumunda da çocuklar için hayırlı sonuçlar elde edilebilirdi. Çocuklar ya doğrudan istihdama girerek ülke ekonomisine katkıda bulunurlar ya da öğrenimlerine devam ederek devlet kademelerinde görevler alırlardı.

Günümüzde ise profesyonel bir şekilde öğrenciler için yönlendirme çalışmalarının yapılması gerekir. Bu sayede bireyler kendilerine uygun mesleklere kanalize edilerek çalışma hayatlarındaki verimlilikleri artırılabilir. Bu sebeple öğretmen iyi bir rehber olabilecek şekilde kendini yetiştirmelidir.

Ayrıca günümüzde çocukları tehdit eden çok daha fazla unsur mevcuttur.

Kültürel yozlaşmaya yol açan televizyon programları, cep telefonu uygulamaları, kontrolsüz internet kullanımları, sokaklarda zararlı alışkanlıkları olan birey sayısının artmış olması, sosyo-ekonomik bakımdan dezavantajlı olan ailelerin çocuklarıyla yeteri kadar ilgilenmemeleri, parçalanmış aile çocuklarının varlığı, devletin ve öğretmenlerin sorumluluğunu artırmaktadır. Bu durum toplumun geleceği için oldukça önemlidir ve öğretmenlere geçmişin fedakarlıklarıyla tanınmış öğretmenlerinden daha fazla çaba sarf etmelerini ve sorumluluklarının farkında olmalarını gerektirir. Bundan dolayıdır ki öğretmenler, aidiyet duygularını ve öğrenciyi fayda açısından merkeze alıyor olma durumlarını gözden geçirmeleri gerektirmektedir.

Ülkede gözle görülür derecede olan kültürel yozlaşmaya dur demek, yıpranan milli-manevi değerlerimizi korumak, bozulan aile yapılarını onarmak, rahata alışmış ve hayatı toz pembe gören çocuklarımıza gerçek hayatı göstererek ülke geleceğimizi güvence altına almak için…

Öğretmenler olarak değişime kendimizden başlamamız gerektiğine inanıyorum.

Biz gelişirsek toplum da gelişir!!!

 

Özcan ADIGÜZEL

Okul Yöneticisi

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu