Köşe Yazıları

HER ÇOCUK OKUNASI BİR ÖYKÜDÜR

Havalar ısınıyor, yaz tatilinin sesi şimdiden kulağımıza adım adım geliyor. İlkokul birinci sınıf öğrencileri için bu eğitim öğretim yılı oldukça yoğun geçti. Yeni öğretmenler, yeni arkadaşlar, yeni dersler derken okuma yazma çalışmaları hızla akıp geçti.

Okulların kapanmasına birkaç ay kala, bazı öğrenciler bu süreci henüz başarıyla tamamlayamamış olabilirler. Haliyle anne babaları büyük bir endişe kapladı. Komşunun aynı yaşta ki şakır şakır okuyan çocuğu, iş yerinde ki falan arkadaşın dahi çocuğu; çoktan okuma yazmayı sökmüş de her gün bir kitap bitiriyor, sayfalarca günlük yazıyormuş. Fısırtı gazetesi tirajı hiç düşmeyen; modası geçmeyen, geçmişten günümüze değin gelmiş; varlığını yitirmeyecek sözüm ona iletişim araçlarındandır.

Ailelerin öncelikle bilmesi gereken; kendi çocuğunuzla ilgili her şeyi, her yerde anlatmayın. Kimsenin çocuğunun başarı ya da başarısızlığı ile ilgilenmeyin. Sizin çocuğunuz sadece sizin biriciğinizdir. Her çocuk okunası bir öyküdür. Önemli olan doğru öğretmen ve doğru bir okulda bu öykünün okunmasıdır. Okul, öğretmen, rehberlik ve aile işbirliğinin önemini unutmayın. Aradaki köprüyü yıkmayın. Eğer rehber öğretmeniniz ve sınıf öğretmeniniz; çocuğunuzda ‘ Öğrenme güçlüğü olabilir’ dediyse, bunun bir gerilik ya da özür durumu olmadığını sadece ALGILAMA farklılığı olduğunu bilin. Çocuk eğer okul rehberliği tarafından bir uzmana yönlendirildiyse, geç kalınmadan destek alınmalıdır.

Birinci sınıf öğrencilerinde, sınıflarda sıklıkla gözlemlediğimiz güçlükler aşağıdaki gibidir:

  • Okuma-Yazma alanı ile ilgili eksiklikler (Disleksi)
  • Sayısal sembolleri tanıma, algılama kullanma bozukluğu (Diskalkuli)
  • Yazma alanı ile ilgili eksiklikler (Disgrafi)
  • f\ v        m\n        b\m       d\b\p  seslerini okurken ya da yazarken karıştırma
  • Heceleri ters okuma, yer değiştirme ya da kelimenin sonunu uydurma
  • Bakarak yazmada zorlanma
  • İşleme sondan başlama
  • Saat, zaman ve tarih algısında güçlük
  • Sınırlı çizgi çizememe
  • Taşırmadan boyamada güçlük
  • Dağınık defter, yazılı ifade de güçlük

Yukarıda sıraladığımız güçlüklerden bir ya da birkaçını gözlemliyorsanız, hemen paniğe kapılıp ‘ Eyvah! Çocuğumda öğrenme güçlüğü var.’ etiketini çocuğunuza yapıştırmayın.

Öğretmenle senkronize hareket etmek, çocuğunuzun gelişiminde atacağınız en büyük adım. Bireysel çalışmalar, rehberlik çalışmaları ve öğretmenin desteği çocuk tarından görülür ve hissedilir. Bu çabaya karşılık vermek isteyen çocuk daha çok çalışmaya ve davranışlarına dikkat etmeye başlar.

Öğrenme güçlüğü olan çocukların ebeveynlerine tavsiyeler:

  • Çocuğun güçlü olduğu tarafları öne çıkarın.
  • Anne baba olarak ona her zaman yardımcı olmaya hazır olduğunuzu gösterin.
  • Kendine olan saygısını kaybetmesine izin vermeyin.
  • Ödev dosyası oluşturun.
  • Çocuğa verdiğiniz görevlerin basit, açık ve anlaşılır olmasına özen gösterin.
  • Aile olarak doktorla devamlı iletişim halinde olun. Öğretmeniyle paylaşıma açık olun.

Unutulmamalıdır ki, yaşanılan bu bozukluğun sebebi anne, baba veya öğretmeninin sorumsuz ve kötü birer birey olmaları değildir.

Anne, baba veya öğretmen çocuğun yıldız gibi parlaması adına sadece gökyüzü basamaklarını oluşturan bir takımdır.

 

ESRA KÜÇÜK

1.Sınıf Öğretmeni

Bu gönderi için 2 yorum yapıldı

  1. Muhammet Reply

    Teşekkür ederiz öğretmenim, faydalı bir paylaşım olmuş 🙂

  2. Dilek Yıldırım Reply

    Hocam ellerinize sağlık çok verimli bir yazı olmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!