Sömestr Tatiline Bakış Açınız Değişecek

köşe yazıları

ÖĞRETMENİM ,

YARI YIL TATİLİNDE  NE YAPSAK?

Yarı yıl tatili, sömestr tatili, on beş tatili, şubat tatili…

Şu aralar hepimizi bir heyecan bir telaş aldı. Öğretmenler karne işleri ile uğraşırken, öğrenciler şimdiden tatilin tatlı heyecanını yaşıyor bile. Veliler tatil için kitap önerisi, test kitabı tavsiyeleri bekliyor.

Özellikle ilkokul çağında öğrenciler arasındaki bireysel farklılıklar öğretmenler tarafından çokça hissedilir.Bu farklılıklar bir çok ihtiyacı doğurur.İyi bir öğretmen gözlerinden değil, gözlemlerinden belli olur. Öğrencisini bir çok açıdan tanıyan, eksiklerini,ilgi ve ihtiyaçlarını iyi tanıyan kısaca doğru teşhis koyabilen öğretmen kendini gerçekleştirmiştir.

Yazmayı sevmeyene; her gün yüz sayfa yazacaksın, okumayı sevmeyene; günlük elli sayfa okuyacaksın, matematiği zayıf olanlara; günlük şu kadar test çözeceksin demek, oysa ne kadar dorudur? Bir doktorun yanlış teşhis sonucu yanlış ilaçla hastayı zehirlemesi neyse bir öğretmenin her öğrenciye her görevi vermesi de odur.Hele bir de aynı ödevi her öğrenciye vermek, cinayettir.

En iyisi şöyle yapalım.

Çocuklarımız nasıl seviyorsa, nasıl istiyorsa eksiklerini yapabildiklerinden yola çıkarak tiksindirmeden verelim.Brokoli sevmeyen çocuğa ,çikolatanın içine sarıp  yedirmek gibi.

Bir kaç somut örnekle açıklayacak olursam; top oynamayı seven çocuktan futbol günlüğü tutturarak yazma alanı geliştirebilir. Okumayı sevmeyen bir çocuktan istediği bir kitabın sonunu değiştirmesi istenebilir. Böylece hem okuma ,hem yazma alanı geliştirilebilir. Bu örnekler bilişsel alanla ilgili gelişmelere katkı sağlayacak tavsiye niteliğindedir.Öğretmenin hayal gücüyle geliştirilebilir. Duygusal ve sosyal açıdan desteklenmesi gereken öğrencilerimiz de vardır. Kendini ifade etme sorunu yaşayan, özgüven eksikliği olan, çabuk öfkelenen,dürtüsel,arkadaşlarına vuran, isteklerini ağlayarak ifade etmeye çalışan öğrencilerimiz vardır. Bu öğrencilerimize de ihtiyaçlarına göre görevler vermeli, nöropatik hikayeler önermeliyiz. İster şehir öğrencilerine,ister köy öğrencilerine,ister kolej öğrencilerine öğretmenlik yapıyor olalım aslında işin rengi hep aynı.Utangaç Ayşe şehirde her sabah apartman görevlisine selam verme görevi alıyorsa; köyde yaşayan Ayşe, bakkala selam verme görevini almalıdır.Karşımızdakiler birer çocuk ve ihtiyaçları bir test kitabının çoktan seçmeli sorularından çok öte.

Bir anne bebeği ağladığında, bebeğinin ne için ağladığını biliyor ve ona göre karşılık veriyorsa, öğretmenlerinden öğrencilerin davranışlarından, cümlelerinden ve hatta gözlerinden neye ihtiyacı olduğunu iyi bilmelidir.

Haydi ! Bu Yarıyıl tatilinde öğrencilerimize tekdüze ödevler vermeyelim.Bir test kitabından, hikaye kitabından çok daha fazlasını verelim. Bu sefer nokta atışı yapalım.Dedim ya, İYİ BİR ÖĞRETMEN GÖZLERİNDEN DEĞİL,GÖZLEMLERİNDEN BELLİ OLUR.

Paylaş

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*